şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Aralık 2012 Pazar

Güvenme güzelliğine

Kendini ölümsüz ve güzelliği sınırsız sananlara gelsin...
Aralık'ta böylece başlamış olsun. Hadi bakalım rast gelsin kaptan!...

İRŞAD
Sevgilim güvenme güzelliğine,
Senin de saçların tarumar olur;
Aldanma talihin pembe rengine,
Hayatın uzun bir intizar olur.

Sevgilim her insan doğarken ağlar,
Çiçeklerle açar, sularla çağlar,
Rehgüzârı olur bahçeler, bağlar,
Nihayet isimsiz bir mezar olur.

Sevgilim baksana bir yanda gülen,
Bir yanda gözünün yaşını silen,
Kimi benim gibi erir derdinden,
Kimi senin gibi bahtiyar olur!

Sevgilim senin de geçer zamanın,
Ne şöhretin kalır, ne hüsn-ü ânın,
Böyledir kanunu kahpe dünyanın,
Dört mevsim içinde bir bahar olur!
KEMALETTİN KAMU

1 Nisan 2012 Pazar

"Sevgili, arayıp da bulduğun birisi değil, hiç yokken aşık olduğun kişidir..."

Can Yücel


- doğru demiş Can Baba...

Seçmece

Rüzgar Gülü 
Önümden çekilirsen İstanbul görünecek 
Nerede olduğumu bileceğim 
Sisler utanacak eğilecek 
Ağzının ucundan öpeceğim 
Saçına kalbimi takacağım 
Avcunda bir şiir büyüyecek 
Nerede olduğumu bileceğim 


Bu çıplak geceler yok mu 
Bu plak böyle ağlamıyor mu 
Camları kırmak işten değil 
Delirecek miyim neyim 
Kirpiklerimden mısra dökülüyor 
Kenya'da simsiyah yalnızım 
Yoksul bir şilepte gemiciyim 
Malezya'da yük bekliyorum 
Önümden çekilirsen İstanbul görünecek 
Nerede olduğumu bileceğim 


Gözlerini söndürme muhtacım 
Ben senin aydınlığına muhtacım 
Yepyeni bir ilkbahar harcayıp 
Bir yaz boğup bir sonbahar harcayıp 
Rüzgar gülünü arayacağım 
Oran'da Pernanbouc'ta Tombuktu'da 
Vinçler yine akşamları indirecekler 
Yine karanlığa bulaşacağım 
Gözlerin rüzgarda savrulacak 


İkimiz iki sap buğday olsak 
Sen benim olsan, ben senin olsam 
Bir gece vakti aklına gelsem 
Uykunu tutsam bırakmasam 
Seni kucaklasam, kucaklasam 
Birbirimizin kalbini dinlesek 
Dünyanın kalbini dinlesek 
Büyük ateşler yaksalar 
İki güvercin uçursalar 
Nerede olduğumuzu bilsek
Atilla İlhan

26 Şubat 2012 Pazar

Seçmece

Anlatamıyorum
Ağlasam sesimi duyar mısınız,  
Mısralarımda; 
Dokunabilir misiniz, 
Gözyaşlarıma, ellerinizle?  
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, 
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu 
Bu derde düşmeden önce.  
Bir yer var, biliyorum; 
Her şeyi söylemek mümkün; 
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum; 
Anlatamıyorum.  
Orhan Veli

30 Ocak 2012 Pazartesi

...Tanımadığım Adamlar....

Nicedir hiç bir şiir ilk duyuşta bu denli dokunmamıştı.. 28.01.12 Cumartesi gecesi Okan Bayülgen'in Yalnızlar Diskosu programında okuduğu bu şiir kimlerine göre Can Baba'nın kimilerine göre Ali Poyrazoğlu'nun. Çok yere baktım. En sıklıkla  Ali Poyrazoğlu'nun ismiyle karşılaştım. Hatamız var ise affola... Buyrun okuyun ve düşünün, niye toplarsınız zamansız yere tanımadığınız o adamları bir araya....

''Şunları bir araya toplayayım. Bir güzel muhabbet edelim" diye düşündüm.
Mutfak işinden de anlarım.
Donattımsofrayı.
Bayağı uğraştım. Hepsinin, ayrıayrıne yemekten, ne içmekten hoşlandığını iyibilirim.
Bayağı da para gitti.
Birinin yediğini öbürü yemez.
Ötekinin içtiğini beriki içmez.
Dört kişilik sofra kurdum.
Mumları da yaktım.

Bak hepsi, Erick Satie severdi.
Hatırladım.
Müziği de ayarladım.

Geldiler.
20 yaşında ben, 35 yaşımda ben,
40yaşımda ben ve bugünkü ben dördümüz
20 yaşımdaki beni, 35 yaşımın karşısına oturttum.
40 yaşımınkarşısına da, ben geçtim.
20 yaşım, 35 yaşımı tutucu buldu.
40 yaşım ikisinin de SALAK olduğunu söyledi.
Yatıştırayım  dedim.
"SEN KARIŞMA MORUK" dediler.
Büyük bir hır çıktı.
Komşular alttan üstten duvarlara vurdular.
20 yaşım kırk yaşıma bardak attı.
Evin de içine ettiler.

Bende kabahat.
Ne çağırıyorsun tanımadığın adamları evine.

Ömür dediğin üç gündür, dün geldi geçti, yarın meçhuldür, O halde ömür dediğin bir gündür,o da bugündür

Ali Poyrazoğlu

21 Ocak 2012 Cumartesi

Gözleri Siyah Kadın

Gözleri siyah kadın o kadar güzelsin ki
Çok sevdiğim başına yemin ediyorum ben
Koyu bir çiçek gibi gözlerin kapanırken
Bir dakika göğsünün üstünde olsa yerim
Ömrümü bir yudumda ellerinden içerim
Gözleri siyah kadın o kadar güzelsin ki.

Nazım

---------
Bu şiiri hep bana yazmışın gibi okurum ey Şair.
Senin gibi ölmeyi göze alarak, aşkla yazarak, farkındalıkla yaşayarak hayatı sonlandıran bir başka adam gelmeyecek herhalde bu dünyaya...
Belki de senin gibi sevecek bir adama yetmeyecek bende var olan yürek..
Onu bunu bilmem ama, bu şiiri hep bana yazmışın gibi okudum ey Şair.
Siyah gözlerimin güzelliği konusunda tevazu göstermeden...
ve hep inanarak kalbin gözlerden kendini ele verdiğine...

Ben her doğum günümde kendime bu şiiri okudum ey Şair... Senin sesinden... Başkasını hayal etmeden...
------------

İyi ki doğdum... Gördün mü bak 25 oldum :)
Gün gelecek, bu şiiri ..... Neyse Şair boşver gerisini...
İyi ki doğdum! İyi ki kadın oldum, erkek olarak gelmek de vardı şu hayata!
İyi ki doğdum! İyi ki paha biçilemez dostlar biriktirdim, iyi ki bilim insanı oldum, iyi ki gözleri siyah bir kadın oldum, senin elinden bir şiire gönderme yapılabilecek...
İyi ki doğdum, iyi ki öğrendim sevmeyi ve iyi ki İNSAN oldum! Hepsi bu!

16 Aralık 2011 Cuma

No more words...

Ne ben sana kızarım, 
Ne de zatın zahmet edip bana küssün. 
Artık seninle biz, 
Düşman bile değiliz.


Nazım Hikmet Ran


PS: Hatırlattığın için teşekkürler Bir'senim... 



20 Kasım 2011 Pazar

Nazım'a...

Seni düşünüyorum duygularım yüreğimde sıkıştıkça ve
öfkem acı vermeye başladıkça, yaşadıklarını düşünüyorum...
4 duvar arasında geçirdiğin yüzleşmeleri,
umutsuzluklardan doğurduğun yeni umutları ve yılmadan özgürlüğü bekleyişini anlamaya çalışıyorum;
çaresizlik kıskıvrak sardığında etrafımı...
Abidin'e mutluluğu sorarken ruhunda taşıdığın sızıları ve
Uzak ülkelerde, özlediğin İstanbul'u yalnızca hayalinde görebildiğin ve yine de;
ille de sevgi dediğin ve umut diye haykırdığın dizelerini buluyorum karşımda,
bir gün memleketi bırakmak zorunda kalma ihtimalim yaklaştıkça gün be gün...
İyi ki yaşadın Nazım'ım...
İyi ki yazdın.
Sen bana bu toprakların bahşettiği en kıymetli Usta'lardansın...
Benim gibi çok kişi var seni özlemle anan ve hep sevecek olan..
Biliyor, görüyor ve duyuyorsun; biliyor ve hissediyorum...
İyi ki doğdun Nazım!
İyi ki doğdun Mavi Gözlü Dev...


5 Ağustos 2011 Cuma

Gözlerin



Gözlerin gözlerin gözlerin,
ister hapisaneme, ister hastaneme gel,
gözlerin gözlerin gözlerin hep güneşte,
şu Mayıs ayı sonlarında öyledir işte
Antalya tarafında ekinler seher vakti.

Gözlerin gözlerin gözlerin,
kaç defa karşımda ağladılar
çırılçıplak kaldı gözlerin
altı aylık çocuk gözleri gibi kocaman ve çırılçıplak,
fakat bir gün bile güneşsiz kalmadılar.

Gözlerin gözlerin gözlerin,
gözlerin bir mahmurlaşmayagörsün
sevinçli bahtiyar
alabildiğine akıllı ve mükemmel
dillere destan bir şeyler olur dünyaya sevdası insanın.

Gözlerin gözlerin gözlerin,
sonbaharda öyledir işte kestanelikleri Bursa'nın
ve yaz yağmurundan sonra yapraklar
ve her mevsim ve her saat İstanbul.

Gözlerin gözlerin gözlerin,
gün gelecek gülüm, gün gelecek,
kardeş insanlar birbirine
senin gözlerinle bakacaklar gülüm,
senin gözlerinle bakacaklar.

Nazım Hikmet - 1956

13 Temmuz 2011 Çarşamba

AY-RI 1


Kirli ve kopuk sesler var aramızda
suç bu.
...gecenin ortasından bir garson geçiyor,
bir bardak bölüyor karanlığı...
Bak,bir kağıtta notlar var,sana yazılan
"ben şimdi uzaklarda bir fırtınayım
gece geçen tren seslerine karışan."
Uzak ve kirli sesler var aramızda
suç bu.
baharı ve kışı özlüyorum aynı anda
sonra yaşlanıyorum giderek
sandalyeleri çağrıştırıyor bu müzik bana...
Bak,şiirin ortasından bir garson geçiyor,
lavanta kokuları
ve ilk günler geçiyor ayrılığın ortasından
bardaklar ve çaylar geçiyor hatta.
Kirli ve üzgün sesler var aramızda
salon ışıklı, bazen gölgeli...garson fraklı,
piyanist yelkenli,
sen eskiden...
sen eskiden...
kırılganlığım geçiyor odalardan
suç bunun adı.
Bak, bütün tınılar isyan
bütün kemanlar gece
duysana kopuk ve uzak bir şeyler var aramızda
ya beni bırak,
ya sarıl bana.

BIRHAN KESKIN

28 Mayıs 2011 Cumartesi

Seçmece

Seni Saklayacağım

Seni saklayacağım inan
Yazdıklarımda, çizdiklerimde
Şarkılarımda, sözlerimde.

Sen kalacaksın kimse bilmeyecek
Ve kimseler görmeyecek seni,
Yaşayacaksın gözlerimde.

Sen göreceksin duyacaksın
Parıldayan bir sevi sıcaklığı,
Uyuyacak, uyanacaksın.

Bakacaksın, benzemiyor
Gelen günler geçenlere,
Dalacaksın.

Bir sevgiyi anlamak
Bir yaşam harcamaktır,
Harcayacaksın.

Seni yaşayacağım, anlatılmaz,
Yaşayacağım gözlerimde;
Gözlerimde saklayacağım.

Bir gün, tam anlatmaya…
Bakacaksın,
Gözlerimi kapayacağım…
Anlayacaksın.

ÖZDEMIR ASAF

15 Mayıs 2011 Pazar

Seçmece

XXXII

Ömrü gurbette geçenler gibiydim senin yanında
Duymadın mı, çok söyledim ?
O uzun gurbette,
Ben senin "adalet" diye diye nasıl unufak olduğunu gördüm.
Göre göre, duya duya,
yine de bigane olarak her şeye.

Bilmedin ki; ben senin gurbetinde delirmemek için
kalbimin aklıyla ördüğüm bir yıldızlı kubbede
yaşadım.

Tecellinin içinde ecel durur sevgilim, görmedin mi?

Adaletin içinde bir zalim oturur.

Birhan KESKİN

6 Nisan 2011 Çarşamba

Seçmece

SU

Konuşmam artık, ağır sözler söylemem
bir düş için sabahları göğsüme sedeften
bir çiçek işlerim.

Hiç bilmedim, konuştuklarımdan ne anladın,
ormanın korkunçluğunu söyledim,
ovanın serinliğini sustum,
sen uzun bir uykuyu uyudun, ben düş gördüm.

Durmadan bir yoldan söz ettim:
suyum ben, adımı unutmadım,
dolanıp, bir gün yanına düştüğüm
bir dağdan söz ettim;
dünyanın işine karışmadım,
beni avutmaz dünya, beni tutmaz da,
dolanıp içinde kirinin
yine temiz geldim.

Göğsümde sedeften bir çiçek taşırım:
bir büyü bu, hayata karşı yaptırdım
konuşmam artık, kalbini kırdımsa senin
bil ki yanına düştüm.

Birhan Keskin


....bir nevi suya düşen bir ay için yazılmış bir şiir gibi kabullenilmiştir belki de....

1 Mart 2011 Salı

Başkalaşan Aşk -Yılmaz Erdoğan



Güzel anıları olan güzel bir şiir.
Okumaktan bu denli zevk aldığım çok şiir yok...
Mahçup bir gülümseyiş ve kayıtsız kalınamaz pembe yanaklara sebep olduğu yıllar...
Değer yargılarının daha tabular çerçevesinde şekillendiği, utanma duygusunun şu andakinden daha yoğun olduğu çocukluk anları...
Güzel bir müziklendirme ve enfes manzara.
'Adını anmak güzeldi, dost ağızlarda sana dair cümlelerin ıslatılması.... '

27 Şubat 2011 Pazar

Seçmece

GİDERAYAK

Handan,hamamdan geçtik
Gün ışığındaki hissemize razıydık
Saadetinden geçtik
Ümidine razıydık
Hiçbirini bulamadık
Kendimize hüzünler icadettik
Avunamadık
Yoksa biz...
Biz bu dünyadan değil miydik?
-----------------------------
KARMAKARIŞIK

Bir okla yaralı kalbim,
Boyacının sandığında;
Güvercinim kâğıt helvasında;
Sevgilim kayığın burnunda;
Yarısı balık,
Yarısı insan;
İn miyim?
Cin miyim?
Ben neyim?
---------------------------
İNSANLAR

Her zaman, fakat, bilhassa
Beni sevmediğini
Anladığım zamanlarda
Görmek isterim seni de
Annemin kucağından
Seyrettiğim insanlar gibi,
Küçüklüğümde...


Orhan VELİ

23 Şubat 2011 Çarşamba

Seçmece

Kimdi kalan, kimdi giden...
Giden mi suçludur herzaman!...
Ne zaman başlar ayrılıklar...
Dostluklar biter ne zaman...

Her geçen gün bir parça daha
Aldı götürdü bizden...
Aynı kalmıyordu hiçbir şey...
Değişiyordu herşey kendiliğinden...

Artık çözülmüştü ellerimiz...
Artık bölünmüştü yüreğimiz...
Birimiz söylemeliydi bunu...
Ötekini incitmeden...

Kimdi giden, kimdi kalan...
Aslında giden değil...
Kalandır terkeden...
Giden de bu yüzden gitmiştir zaten !!!

Murathan MUNGAN

18 Şubat 2011 Cuma

Seçmece

Etme

Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun etme
Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun etme

Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı
Hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun etme

Çalma bizi bizden bizi gitme o ellere doğru
Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun etme

Ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için
Bizi öyle harab öyle alt üst ediyorsun etme

Ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi
Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun etme

Sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan
Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun etme

Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan
Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun etme

Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer
Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun etme

Ey cennetin cehennemin elinde olduğu kişi
Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun etme

Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize
O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun etme

Bizi sevindiriyorsun huzurumuz kaçar öyle
Huzurumu bozuyorsun sen mahvediyorsun etme

Harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı
Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun etme

İsyan et ey arkadaşım söz söyleyecek an değil
aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun etme

Mevlana Celaleddin Rumi

25 Ocak 2011 Salı

Seçmece

De Gülüm

de gülüm! De ki: ela bir günde geleceğim
istanbul darmadağın olacak, saçlarım
darmadağın. Hepsi, darmadağın!
üzülme gülüm! Toparlanacağız, birlikte,
ayağa da kalkacağız, yürüyeceğiz de gülüm
hem de çelikten toprağını dele dele hayatın!

de gülüm! De ki: bitmiştir umut, bitmiştir
sevgi, bitmiştir güven!
güven bana gülüm!
sana bitmemişliği öğretecek, tattıracaktır
hasretten-hakikaten-ten değiştiren yüzüm!

göreceksin gülüm! Bekle!
hırslarımız, acılarımız gitgide ihanetlere
hainlere, ezilmelere alışacak..
göreceksin-sevinçten ağlayacaksın gülüm-ki
işte o vakit bana-doğrudur!-
şair olmak, seni sevmek pek çok yakışacak!

bak! şiirler var, mektuplar var, çocuklar var,
sokaklar var, kediler!
inan bana gülüm, ölüm yok bir tek! ölüm yok bize!
ölüm inananlar için sessizce
kara kapli kitaplardan çıkartılacak..
göreceksin gülüm! Bekle! Göreceksin!
artık hiçbir insan, hiçbir kavga ve hiçbirimiz
bu dünyada, yapayalnız, umarsız kalmayacak!

Küçük İskender

26 Aralık 2010 Pazar

Aşka dair bir hatırlatma

Öyle bir boşluk, kabul, boşvermişlik anıydı...

Onlarca yapacak işimin arasında verilmiş 10 dakikalık bir mola. Yine ve hep olduğu gibi kendimi bildim bileli, bir şiir okuma ihtiyacı.

Gayriihtiyari bakılan Nazım şiirleri.. Gülümseten, hatırlatan, iyi gelen ve nefes veren Tahir ile Zühre'nin o güzel hikayesi..

Aşka dair bir hatırlatma olsun istedim. Okuyucudan çok kendime belkide...

TAHİRLE ZÜHRE MESELESİ

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş Tahir'le Zühre olabilmekte
yani yürekte.

Meselâ bir barikatta dövüşerek
meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
meselâ denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahir'i Zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil

Nazım Hikmet